Pontus krallığı döneminde Sannika, Roma İmparatorluğu döneminde Pontus Polemoniacus ve Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyetin ilk dönemlerinde "Lazistan" olarak anılan Rize'nin bugünkü adının nereden geldiği yolunda tarihçiler çeşitli fikirler öne sürüyorlar. Bir görüşe göre Yunanca'da pirinç anlamına gelen "Rhisos" ya da Rumca da dağ eteği anlamına gelen "Rhiza" kelimelerinin değişime uğrayarak Rize olduğu, diğer bir görüşe göre ise, Osmanlıca'da kırıntı, döküntü anlamına gelen "Rize" kelimesinin aynen kullanımıyla ilin adını aldığı ileri sürülmektedir.

İlkçağlarda da Pontus Krallığının egemenliğine giren Rize yöresi, 11. yy'da Büyük Selçukluların yükselme döneminde Melikşah'ın (1072-1092) hakimiyeti altına girdi. Ancak 1. Haçlı Seferinde tüm Karadeniz kıyıları gibi Rize'de önce Bizans, daha sonra da Trabzon Rum İmparatorluğuna katıldı. Bu dönemde Venedikli ve Cenovalı gemiciler ticaret amacıyla kente uğramaktaydılar.

Akkoyunlu Türk Devleti zamanında (1350-1502) Rize'nin güney kesimlerine, Hemşin'e bir çok Türk boyu yerleşmişti. Aşağı Çamlıca ve Ülküköy koç heykelleri bunun en bariz belirtileridir. Benzer koç heykelleri doğu Anadolu'da ve Azerbaycan'da da vardır. Bilindiği gibi koyun ve koç heykelleri Orta Asya kültür çevresinden kaynaklanmaktadır.

Mustafa Kemal ve eşi Latife Hanım Rize'de (1924)

1461'de Fatih Sultan Mehmet tarafından Trabzon ile birlikte Osmanlı sınırları içine alındı. Bu yıllarda Rize'nin Trabzon eyaletine bağlı Batum-Gonya sancağı içinde yer aldığı biliniyor. 19. yy'ın ikinci yarısında Trabzon eyaletinin bir sancak merkezi olan Batum, Rusya'ya bırakılınca Rize sancak merkezi oldu. I. Dünya Savaşı sırasında Ruslar tarafından 8 Mart 1916 tarihinde işgal edilen Rize 2 Mart 1918 tarihinde işgalden kurtuldu ve 1924'te de il merkezi oldu.