Doğuda Artvin, Güneyde Erzurum ve Bayburt, Batıda Trabzon ve Kuzeyde Karadeniz ile çevrili olan Rize, çok engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Yüksek ırmaklı tepeler arasındaki en yüksek nokta olan Kaçkar Dağı(3937 m.) yaz-kış kar tutar. Kaçkar Dağlarının doğal yapısı birçok kış sporu yanında, Trekking ve dağcılık içinde uygun topografyaya sahiptir. Dağ-kayak için Kaçkar Dağları doğal bir pist görünümündedir.

   

Rize ili toprakları, Kuzey Anadolu kıyı dağlarının yüksek kesimlerinden doğarak Karadeniz'e dökülen irili ufaklı bir çok akarsu ile bölünür. Bu akarsuların en önemlileri Fındıklı deresi, Büyükdere, Hemşin deresi, Karadere, İyidere ve Fırtına deresidir. Rize'deki göller, dağların yüksek kesimlerinde, buzulların aşındırması neticesinde oluşmuş küçük buzul gölleridir. Kaçkar Dağlarındaki krater gölleri Çamlıhemşin ve İkizdere ilçelerinin sahip olduğu doğa harikalarıdır.

Rize'de kışlar ve yazlar ılık geçer. Yıllık sıcaklık ortalaması +14 derecenin altına düşmez. Bölge, Türkiye'nin en çok yağış alan yeridir. Son 40 yıllık ortalamaya göre Rize'de yılda metrekareye 2510 kg. yağış düşmektedir. Bu iklim özelliklerine göre yörede mandalina, portakal, limon gibi Akdeniz bitkileri ve çay yetişmektedir. Ormanlarda en çok kayın, meşe, kestane, ıhlamur, ladin, kızılağaç ve orman gülü bulunmaktadır.

1843 yılında Trabzon'dan bir yelkenli ile Rize'ye gelen Fransız Prof. Karl Koch, Rize hakkında şunları yazmaktadır: "Rize hakkında duyduğum herşey gerçekti. Kısmen içe girmiş kent dağ yarımayının ortasındaydı ve yukarıdan kıyılara doğru uzanıyordu. Muhteşem korular tüm yükseklikleri sarıyor, ama tek ton örtü oluşturmuyor, tam tersine taşıyıcı gibi değişik biçimlere giriyor, çok çeşitli, değişik biçimli ve değişik tonda yeşiller birbirinin yerini alıyordu. Yavaş yavaş çok zarif köylü evleri biçiminde insan evleri görünüyordu ve bununla güzel bir tablonun hiçbir eksiği kalmıyordu."